MİRZA ŞAHRUH KİTABIN KAPAK GÖRSELİNİ İNDİR

İSMAİL AKA

MİRZA ŞAHRUH

Timur’un Hükümdar Oğlu, Uluğ Bey’in Babası (1405-1447)

TİMUR’UN HÜKÜMDAR OĞLU, ULUĞ BEY’İN BABASI: MİRZA ŞAHRUH

Mirza Şahruh; Timurlular devrinin üçüncü hükümdarıdır. Timur’un oğlu olarak sağlığında merkez Herat olmak üzere Horasan bölgesini idare etmiştir. Ankara Savaşı’na sol cenah komutanı olarak katılmıştır. Timur seferdeyken Semerkand’ın yönetimi ona bırakılmıştır. Babasının ölümünden sonra sahneye çıkan öteki mirzaların dirayetsizliği ile saygın beglerin bile Timur’un vasiyetine uymayarak kendisini desteklemeleri sayesinde hakimiyet mücadelesi başarıyla sonuçlanmış, uzun yıllar saltanat makamında kalmıştır.

Girdiği bütün savaşlardan galip çıkan ve iç mücadeleleri sonlandıran Şahruh, Timurlular devletinin 40 yıl daha devam etmesini sağlamıştır. Uzun süren hükümdarlığında ülkenin pek çok merkezinde kültür, sanat ve bilim alanında önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Tarihçiler tarafından dindar ve barış yanlısı bir hükümdar olarak gösterilen Şahruh; Buhara ve Semerkand’daki önemli din adamlarıyla olan ilişkisini daima kuvvetli tutarak hükümdarlığını sağlamlaştırmıştır. Sefere çıkarken ya da avlanma maksadıyla Herat’tan ayrıldığında mukaddes yerleri daima ziyaret etmiş ve oralarda yaşayan insanlar tarafından büyük hürmet görmüştür.

İslam dünyasında tek bilgin-hükümdar olarak şöhret kazanan Şahruh’un oğlu Uluğ Bey de bu döneme renk katan simalardan birisidir. Bu dönemde minyatür ve hat sanatında Tebrizli Cafer, Gıyaseddin Nakkaş, Halil Musavvir; mimaride Kıvamüddin, musikide Abdülkadir-i Meragî, Endicanlı Yusuf, tarih yazımında Hâfız-ı Ebrû, Şerefeddin Ali Yezdî ve tezkirelerde sayısı yüzleri aşan şairleri ile Herat; ayrıca Uluğ Bey’in başkanlığında Kadızade-i Rumî, Gıyaseddin Cemşid ve Ali Kuşçu’nun astronomi ve matematik alanında yürüttüğü çalışmalarla Semerkand; Doğu dünyasını her anlamda zenginleştirmiştir. Bu zenginlik bilim dünyasında “Timurlu Rönesansı” olarak yorumlanmıştır.

Duayen tarihçi Prof. Dr. İsmail Aka’nın Farsça ve Arapça kaynakları karşılaştırarak son derece akıcı bir üslupla kaleme aldığı Mirza Şahruh; Türk tarihinin her yönden çok zengin bir dönemi olan 15. yüzyıla dair rehber kitap niteliği taşıyor.